Modern ofis tasarımlarında görsel estetik, açık alan kurguları ve çok amaçlı kullanım alanları öne çıkarken, bir unsur sıklıkla ikinci plana atılıyor: akustik konfor. Oysa bir mekânın ne kadar sessiz olduğu, o mekânda geçen zamanı doğrudan etkileyen bir faktör. Özellikle iş yerlerinde, doğru akustik planlamanın yapılmadığı ofislerde gürültü seviyesi, çalışanlar üzerinde hem psikolojik hem fizyolojik stres yaratıyor. Bu nedenle artık “ofis tasarımı” denildiğinde yalnızca mobilyalar, aydınlatma ve renk seçimleri değil, ses mimarisi de gündemde.
Gürültünün Bilinmeyen Bedeli
İngiltere merkezli bir araştırma şirketi olan Leesman Index’in 2023 yılında yayınladığı rapora göre, çalışanların yalnızca %28’i ofislerindeki ses seviyesinden memnun. Açık ofislerde bu oran daha da düşüyor. Yani her 10 çalışandan 7’si, fiziksel olarak orada olsa da zihinsel olarak dikkatini koruyamıyor. Aynı raporda, gürültü nün çalışan verimliliğini ortalama %66 oranında düşürdüğü belirtiliyor.
Bu durumun altında yatan temel neden ise beynimizin “gürültüyü filtreleme” konusunda sınırlı bir kapasiteye sahip olması. Arka planda devam eden konuşmalar, klavye sesleri, telefon çalmaları gibi dikkat dağıtıcı unsurlar, sürekli bir bilişsel yük yaratıyor. Bu yük, farkında olmadan tükenmişlik hissini tetikliyor.
Akustik Mimarlık Nedir?
Akustik mimarlık, yapı içindeki sesin dağılımını planlayan, kontrol eden ve optimize eden disiplinler arası bir alandır. Bu alanda çalışan mimarlar, fizik, psikoloji ve mimariyi bir araya getirerek hem işitsel konforu artırır hem de mekânın kullanım amacına uygun bir ses karakteri oluşturur.
Örneğin bir çağrı merkezi ile bir kütüphane aynı mimari çözümlerle tasarlanamaz. Aynı şekilde yaratıcı ajanslar, yönetici ofisleri veya hibrit çalışma alanları da farklı akustik ihtiyaçlara sahiptir.
Akustik mimarlıkta kullanılan başlıca yöntemler:
Ses Yutucu Malzemeler: Yankıyı azaltmak için kullanılan tavan panelleri, duvar kaplamaları, akustik kumaşlar. Ses Yalıtımı: Mekânlar arasında ses geçişini engelleyen yapısal malzemeler.
Mekânsal Planlama: Gürültü kaynaklarının konumlandırılması (örneğin yazıcı alanları, dinlenme alanlarından izole edilerek yerleştirilir).
Mobilya Seçimi: Akustik kaplamalı kabinler, modüler bölücüler, yumuşak malzemeli koltuklar gibi gürültü absorbe eden donanımlar.
Sessizlik Tasarımı: Estetikle Bütünleşen Konfor
Eskiden akustik çözümler sadece işlevsel unsurlar olarak değerlendirilirken, günümüzde tasarım dünyası bu öğeleri dekoratif birer araç haline getirdi. Christian Werner, Philippe Starck gibi dünyaca ünlü tasarımcıların ofis mobilyalarında kullandıkları özel kumaş yüzeyler ve modüler akustik paneller, artık iç mimarinin estetik diline entegre ediliyor.
Ayrıca biyofilik tasarım gibi trendlerle birlikte, doğa seslerini yansıtan veya doğal malzemelerle yapılan akustik paneller de ön plana çıkıyor. Bu da hem psikolojik rahatlama hem de tasarım bütünlüğü sağlıyor.
Geleceğin Ofisleri: Hibrit, Modüler ve Sessiz Pandemi sonrası yaygınlaşan hibrit çalışma sistemleri, bireysel video toplantı alanlarının önemini artırdı. Ofis içinde yankı yapan boş alanlar, Zoom veya Teams görüşmelerinde sesin bozulmasına ve karşı tarafın anlaşılmamasına neden oluyor. Bu yüzden ofislerde artık mini “akustik odacıklar”, özel telefon kabinleri ve yalıtılmış video konferans alanları tasarlanıyor. Aynı zamanda büyük firmalar, “wellbeing” (iyi oluş) stratejileri kapsamında akustik iyileştirmeleri insan kaynakları politikalarının bir parçası haline getirmeye başladı.
Sessizlik, Yeni Konfor Tanımı
Bir ofisin başarısı yalnızca orada yapılan işler ya da kullanılan teknolojilerle değil, insan odaklı tasarım anlayışıyla ölçülür. Akustik konfor, bu anlayışın kalbinde yer alıyor. Ofislerdeki sessizlik artık sadece bir huzur meselesi değil; üretkenliğin, sağlığın ve yaratıcılığın ön şartı.
Unutulmamalı ki, bazı şeyler duyulmaz ama hissedilir. Tıpkı iyi tasarlanmış bir sessizlik gibi.
Uzman Görüşüyle Bakış
DU Design Studio’nun kurucusu olarak benim bu noktada düşüncem:
“Artık sadece güzel görünen değil, iyi hissettiren mekânlar inşa ediyoruz. Akustik, bir mekânın iç ritmini belirler. Ofislerde doğru ses planlaması yapılmadığında sadece yankı değil, stres de büyür. Biz iç mimarlar, görünmeyeni tasarlıyoruz diyebilirim; çünkü sessizlik, tasarlandığında fark edilir.”
Damla Uslu
İç Mimar





