Baharın gelişiyle birlikte ruhumuz hafifliyor, deniz kokusuna karışan meltemle içimiz kıpır kıpır oluyor. İşte tam da bu hissi doyasıya yaşamak için harika bir rota: Cunda Adası! Ege’nin maviliklerine saklanmış bu şirin ada, tarihi taş sokakları, leziz yemekleri ve mis gibi doğasıyla baharda keşfedilmeyi bekliyor.
Cunda’nın Tarihçesi ve Eski İsmi
Cunda Adası, Osmanlı döneminden önceki ismiyle ‘Moshonisia’ yani Kokulu Adalar olarak biliniyor. Rum ve Türk kültürünün yıllar boyunca iç içe geçtiği bu ada, 1923’teki mübadeleyle farklı bir kimlik kazandı. Ayvalık’ın en büyük adası olan Cunda, aynı zamanda Türkiye’nin ilk boğaz köprüsüyle karaya bağlanarak ulaşımı en kolay adalardan biri haline geldi.
Gezilecek Yerler: Taş Sokaklar ve Manzaralı Tepeler
Cunda, adım attığınız anda sizi taş sokaklarıyla karşılıyor. Arnavut kaldırımlı yollar arasında yürürken rengârenk begonvillerin sardığı eski Rum evlerine hayran kalacaksınız. Taksiyarhis Kilisesi, adanın en önemli tarihi yapılarından biri. Günümüzde Rahmi Koç Müzesi olarak ziyaretçilerini ağırlayan bu kilise hem tarihi atmosferi hem de sergilenen nostaljik objelerle oldukça etkileyici.
Cunda’nın en güzel manzaralarından birini izlemek için Âşıklar Tepesi’ne çıkabilirsiniz. Burada, restore edilerek kütüphane haline getirilen Agios Yannis Kilisesi ve meşhur değirmen sizi bekliyor. Gün batımına yakın saatlerde gidip Ege’nin kızıllığa büründüğü anlara şahit olmak unutulmaz bir deneyim olacak.
Doğanın Kucağında Bir Bahar
Cunda’nın baharı, her köşesinden yükselen kekik, zeytin ve iyot kokusuyla bambaşkadır. Adanın çevresindeki koylar, bahar aylarında kalabalıktan uzak bir deniz keyfi sunar. Patriça Koyu, dinginliğiyle huzur veren bir kaçış noktasıdır. Eğer doğayla iç içe bir yürüyüş yapmak isterseniz, Pateriça Yolu üzerinde ilerleyerek deniz manzarasına doyabilirsiniz.
Nerede Kalınır?
Cunda’da konaklama seçenekleri bol ama en keyiflileri tarihi taş konaklara dönüştürülmüş butik oteller. Taş Kahve’nin hemen yanı başındaki otellerden birinde konaklayarak hem adanın ruhunu hissedebilir hem de sabahları mis gibi bir kahvaltıyla güne başlayabilirsiniz. Daha sakin bir konaklama arıyorsanız, sahilden biraz daha uzaklaşarak zeytinlikler arasında gizlenmiş butik otellere göz atabilirsiniz.
Cunda’da Ne Yenir?
Baharın gelişiyle Cunda sofraları şenlenir! Deniz börülcesi, kabak çiçeği dolması, radika salatası gibi zeytinyağlı yemekleriyle adaya özgü tatların tadını çıkarabilirsiniz. Cunda’ya gelip de meşhur papalina balığını yemeden dönmek olmaz! İncecik unlanıp kızartılan bu küçük balık, adeta Cunda’nın lezzetli bir özeti. Eğer deniz kenarında keyifli bir akşam yemeği istiyorsanız, sahil boyunca sıralanan meyhanelerden birinde rakı-balık keyfi yapabilirsiniz.
Bahar Esintisiyle Cunda
Cunda Adası, bahar mevsiminde hafif esen rüzgârıyla ve sakinliğiyle insana huzur veren bir rota. Taş sokaklarında kaybolmak, deniz kenarında uzun sohbetler etmek ve Ege mutfağının en güzel tatlarını keşfetmek için harika bir zaman! Şimdi bavulunuzu hazırlayın ve baharı Cunda’da karşılamaya hazır olun!





